Giriş: Türkiye'yi Bölmek İsteyenler Bu Satırları Dikkatli Okusunlar


Giriş:
Türkiye'yi Bölmek İsteyenler Bu Satırları Dikkatli Okusunlar

Türkiye'nin Güneydoğusunda kirli bir oyun oynanıyor. Bu oyunun amacı, önce Güneydoğu'yu, ardından Türkiye'yi ve en son olarak da tüm dünyayı komünist yapabilmek. Şu anda "PKK ile masaya oturalım" veya "Güneydoğu'da PKK'ya toprak verelim" şeklinde çıkan çatlak sesler, bilerek veya bilmeyerek aynı amaca hizmet ediyor: Komünist bir dünya devleti...
hayali Kürdistan bayrağı
İnsanların çok büyük bir bölümü bu ciddi tehlikenin farkında bile değiller. Kendilerince, toprak verilirse, PKK ile masaya oturulur, Öcalan ikna edilirse Türk topraklarında terörizmin sona ereceğini sanıyorlar. Bölünme taraftarlarının bir kısmını ise eski komünistler oluşturuyor. Bu kişilerin büyük bir çoğunluğu yıllar içinde çizgilerini değiştirmiş göründüler, dikkat çekmemeye çalıştılar. Ancak komünizmin en ateşli savunucuları olarak gizliden gizliye propagandalarını yürüttüler, hala da yürütmeye devam ediyorlar. Onların "en iyi çözüm toprak vermek" telkinleri sistematik olarak yaygınlaştırılmaya, bu sinsi fikir, insanlara makul gösterilmeye çalışılıyor. Halkımıza, "tek çözüm bu kaldı" hipnozu uygulanıyor. Bunu yaparak, Kürt kardeşlerimizi de, bütün Türkiye'yi de kendilerince felakete sürüklemeyi planlıyorlar. Bu tehlikeli oyunu yumuşak bir dille, ince telkinlerle, "mağduruz, eziliyoruz, kurtuluşumuz bu" maskesi altında göz göre göre oynuyorlar. 20. yüzyılda dünyaya acı, kargaşa ve zulüm getiren komünizm felaketini ve vahşetini daha da vahşi bir şekilde yaşatmaya çalışıyorlar.
PKK'ya çözüm gazete küpürleri
Bu kitabın amacı; komünist bir terör örgütü olan PKK'nın asıl niyetini, Kürt kardeşlerimize yönelik oynanan oyunu ve ülkemizin bölünmesinden yana olanların çarpık fikir yapılarını deşifre edebilmektir. Burada bilinmesi gereken bir nokta daha vardır. Bölücü terör örgütü, Kürt milliyetçiliği üzerine kurulmuş terörist bir gruptan ibaret değildir. PKK; KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİNİ KENDİ ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANAN DARWINİST, KOMÜNİST, STALINİST VE LENINİST BİR YAPILANMADIR.
Bu gerçeğin farkında olmak, PKK hakkında bilinenler ve PKK'ya yönelik alınması gereken tedbirler konusunda tamamen farklı bir bakış açısı getirir. Ülkemizin güneydoğusunda yaşanan bu terör sorununu Türkiye'yi parçalayarak çözebileceklerini sananlar ve "toprak verelim kurtulalım" diyenler, bu kitabı okuduklarında ne kadar büyük bir bela ile karşı karşıya olduklarını çok daha iyi anlayacaklardır.
Bu büyük belanın detaylarını anlatmadan önce:

PKK şunu bilmelidir!

Ülkemizin güneydoğusunda komünist bir ayaklanmaya asla müsaade etmeyiz ve PKK'ya bir avuç toprak dahi kesinlikle vermeyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün açıkça belirttiği gibi "Komünizm, Türk dünyasının en büyük düşmanıdır. Bu nedenle her görüldüğü yerde ezilmelidir" ilkesine uyar ve komünizmin ülkemize girmesine asla izin vermeyiz.
Türk - Kürt kardeşiz
özerklik gazete küpürleri
PKK terör örgütü şunu bilmelidir: Komünistlere verecek bir karış dahi toprağımız yoktur!
"Toprak verelim, kurtulalım" diyerek komünistlere yol açmaya çalışanlar şunu bilmelidirler:
Toprak verilmesi Türkiye'yi huzura erdirmez, tam tersine çok büyük bir felaketin içine sürükler. Türk Milleti olarak bizim, şehit vermede bir sorunumuz yoktur ve ayrıca bir parça toprak dahi verilmesine iznimiz de yoktur. Böyle bir ihtimal söz konusu bile değildir.

Halkımız da şunu bilmelidir:

Mustafa Kemal Atatürk

Bu Vatan'dan verilecek bir avuç toprak, necip Türk Milletinin bütün haysiyetini, şerefini, onurunu, asaletini, gücünü, varlığını, namusunu yok etmek demektir. BU, ASLA OLMAYACAKTIR. Bizim PKK ile tek bir anlaşmamız vardır. Bu anlaşmanın temeli, Atatürk'ün şu eşsiz sözleridir:
"Esas, Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Türk'ün haysiyeti, izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. BÖYLE BİR MİLLET ESİR YAŞAMAKTANSA MAHVOLSUN EVLADIR. Binaenaleyh, YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!" Kemal Atatürk
Bölücü terör örgütü PKK ve ülkemizin doğusunda yer edinmeye çalışan komünizmi alttan alta destekleyenler, öncelikle Vatan’ı asla böldürmeyeceğimizi bilmelidirler. Bilmeleri gereken ikinci önemli nokta ise; ne Türkiye'de ne de dünyada komünizme asla izin vermeyecek olduğumuzdur. Bu kitap ile halkımıza, komünizmle tek etkili mücadele metodu gösterilmektedir. Bu bir ilmi mücadeledir ve anti-Darwinist propaganda ile gerçekleştirilecektir. ANTİ-DARWINİST PROPAGANDA İSE, TÜM KOMÜNİSTLERİN KORKULU RÜYASIDIR. İŞTE BU İLMİ MÜCADELE, ALLAH'IN İZNİYLE, KOMÜNİZMİ DÜNYADAN SİLİP YOK EDECEKTİR.

1. BÖLÜM TÜRKİYE'NİN GÜNEYDOĞU'SUNU NEDEN BÖLMEK İSTİYORLAR?


1. BÖLÜM
TÜRKİYE'NİN GÜNEYDOĞU'SUNU NEDEN BÖLMEK İSTİYORLAR?

Suni Bir Terim "Kürt Sorunu"

Uzun yıllardır ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir "Kürt sorunu" terimi var. Kürt sorunu ifadesi yıllarca pek çok insanı aldatmayı başardı. Öyle ki insanların bir kısmı, Kürt kardeşlerimizden kaynaklanan bir sorun ile karşı karşıya olduklarını zannettiler. Sanki Kürt kardeşlerimiz bu vatanın bir evladı, Türkiye Cumhuriyetinin bir ferdi değilmiş gibi, Türkler ve Kürtler arasında suni bir husumet olduğuna inandılar. "Kürt sorunu" ismi işte bu şekilde bir propaganda malzemesi haline getirildi.

Oysa "Kürt sorunu" ifadesi tamamen bir aldatmacadan ibarettir, Türklerle Kürt kardeşlerimiz arasında ayrılık çıkarma amacıyla konulmuş sahte bir isimdir. "Kürt Sorunu" ismi sürekli kullanılınca, ortada Kürtler ile Türkler arasında gerçekten bir sorun varmış gibi bir izlenim oluşturulmuş, suni bir husumet ortamı var edilmiştir. Laz, Çerkez, Gürcü kısacası her soy, Türk toprakları içinde "Türk" kimliği altında rahatlık ve huzur içinde yaşarken, kendi geleneklerini uygular, kendi dillerini istedikleri gibi kullanır ve "Türk" olarak nitelenirken; bir anda Kürtlerin kendi dilleri, gelenekleri ve "Türklükleri" sorgulanır hale getirilmiştir. Yıllarca aynı topraklarda Türk kimliği altında birlikte yaşayan Türkler ve Kürtler arasında bu suni ayırım meydana getirilince, büyük bir kesim gerçekten bir sorun olduğunu zannetmiş ve bugünkü bölünme konuşmaları suni bir zemin bulmuştur. Oysa aslında "Kürt sorunu" adı altında kirli ve tehlikeli bir oyun oynanmaktadır.

2. BÖLÜM GÜNEYDOĞU'DA NİHAİ HEDEF, BAĞIMSIZ BİR KOMÜNİST DEVLET KURABİLMEKTİR



PKK'nın İdeolojisi, 20. Yüzyılın Kanlı Komünist İdeolojilerinden Farksızdır- Allah'ı tenzih ederiz -

20. yüzyılı kana bulayan komünist liderlerin kendi ifadelerinden deliller vererek, sapkın ideolojilerinin ve çarpık bakış açılarının tam olarak anlaşılması çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü ülkemizin güneydoğusundaki terörist hareket de komünizm kaynaklıdır. Kanlı komünist liderlerin dehşet verici bakış açıları ve milyonlarca insana yaşattıkları vahşet yakından görüldüğünde, bölücü terör örgütü PKK'nın nasıl sapkın bir fikir sistemine sahip olduğunu daha iyi anlamak mümkün olabilmektedir. PKK terör örgütünün genel stratejisi, uygulamaları ve PKK lideri bebek katili Abdullah Öcalan'ın ifadeleri bizlere bu konuda oldukça kapsamlı bir fikir vermektedir:

1. PKK Darwinisttir

20. yüzyıl kanlı komünist liderlerinin tümü Darwinisttir ve daha önce detaylı olarak belirttiğimiz gibi her biri Darwinizm'e ve Darwin'e olan hayranlıklarını açıkça dile getirmişlerdir.
Aynı şekilde PKK terör örgütünün kanlı lideri bebek katili Abdullah Öcalan da, evrim teorisinin kurucusu Charles Darwin'e ve onun sahte teorisine olan hayranlığını sıklıkla dile getirmektedir. Buna örnekler aşağıdaki gibidir:
Diyalektiğin bu kuralında olan, tez ve antitezin sentezde varlıklarını daha zengin bir oluşum içinde sürdürdüğü biçimindedir. TÜM EVRİM BU KURALI DOĞRULAMAKTADIR. (Bölücü örgüt lideri Abdullah Öcalan'ın  2004 yılında yayınlanan, "Bir Halkı Savunmak" isimli kitabının "Doğal Toplum" bölümünden alıntı)
"Genelde insan dışı tüm canlı varlıklarda süren doğal evrim süreci, insan toplumunda kendi kavrama ve ifadesiyle bilinçlice sürdürülmektedir. İnsan türünün Homo Sapiens türünde günümüzün dil yapısına yol açan kavrama sürecindeki sıçrama, iradeli toplum oluşumlarına sıçratma imkanı vermiştir. Yabanıl toplum aşamasında insan grupları bir nevi gelişkin hayvan topluluklarının düzeyini yaşıyordu..."

3. BÖLÜM DOĞUDAKİ BÖLÜCÜ HAREKETİN ASIL HEDEFİ "KOMÜNİST BİR YÖNETİM" KURABİLMEKTİR


Güneydoğu'da Asıl Hedef Bir Proletarya Diktatörlüğüdür

"Doğuda referandum yapılsın, Kürt halkının özerklik isteyip istemediğine bakılsın",
"En iyi çözüm federasyon",
"Özerklik verildiğinde terör son bulacak"...
Bu ve buna benzer gazete başlıkları çoğunlukla Güneydoğu'daki asıl tehlikenin farkında olmayan veya komünist zihniyet taşıyan gazete yazarları tarafından atıldı ve atılmaya devam ediyor. Bu başlıkları atanların bir kısmı başlarına ne geleceğini bilmiyor, bir kısmı da komünist bir devlete zemin hazırlamaya çalışıyor.
Hem tehlikenin farkında olmayanları uyarmak hem de komünist zihniyetteki köşe yazarlarının gizli oyunlarını deşifre etmek adına Güneydoğu'daki asıl tehlikeyi burada gözler önüne serelim:
Tehlike şudur: Bir federasyon devleti oluştuğunda, Türkiye parçalara bölündüğünde, topraklarımızın bir bölümü sadece Kürtlere tahsis edildiğinde ve o bölgeye özerklik verildiğinde bu, HEM TÜRKİYE İÇİN, HEM KÜRT KARDEŞLERİMİZ İÇİN, HEM DE TÜM DÜNYA İÇİN BİR FELAKET OLACAKTIR. PKK'nın özerk bir devlet isterken amacı o bölgede Kürtlere ayrıcalık tanınması, kendi etnik kimliklerini rahatça ifade edebilme imkanına kavuşmaları, maddi ve manevi olarak daha rahat yaşamaları değildir. Bölücü terör örgütü PKK, bu bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimizin milliyetçilik duygularını sadece kullanmaktadır. PKK'NIN TEK AMACI, BÖLGEYE KOMÜNİST REJİMİ GETİREBİLMEK, MATERYALİST, DARWINİST, STALINİST, LENINİST BİR DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ HAKİM KILMAKTIR. Bunu başardıktan sonra, artık zaten bölünmüş bir Türkiye'yi daha da güçsüzleştirebilmek ve KOMÜNİZMİ TÜM TÜRKİYE'DE YAYGINLAŞTIRABİLMEKTİR. Toprak vererek maddi ve manevi anlamda ciddi bir yara almış olan Türk toprakları üzerinde bunu gerçekleştirmesi de uzun sürmeyecektir. Bunu başardıktan sonra asıl amaç için sınırlar aşılacaktır: ASIL AMAÇ, ONLARCA YILDAN BERİ SAĞLANMAYA ÇALIŞILAN "KOMÜNİST BİR DÜNYA" HAYALİDİR.
Komünist bir Kürt özerk devleti oluşturulduğu takdirde Türkiye, komünistler için bir çıkış noktası olacaktır. Kısacası Güneydoğu'da özerklik isterken asıl plan; son derece önemli bir coğrafyada, önemli bir görev üstlenmiş olan TÜRKİYE'DEN KISA ZAMANDA DÜNYAYA AÇILABİLMEKTİR.

4. BÖLÜM KOMÜNİZM'E YEGANE ÇÖZÜM: ANTİ-DARWINİST, ANTİ-MATERYALİST PROPAGANDA


4. BÖLÜM
KOMÜNİZM'E YEGANE ÇÖZÜM: ANTİ-DARWINİST, ANTİ-MATERYALİST PROPAGANDA

Komünizmi Besleyen Darwınizm'dir, Önce Bu İdeoloji Bilimsel Olarak Ortadan Kaldırılmalıdır

Türkiye'de bölücü terör örgütü PKK vebasından kurtulabilmek için çok çaba sarf edildi:

Ülkemizin güneydoğusuna sayısız asker gönderildi ve o bölgede sayısız çatışma gerçekleşti.
Milyarlarca dolar harcandı, füzeler, bombalar, silahlar, tanklar alındı.
Keşif uçakları, heronlar devreye sokuldu.
Arazi araştırmaları yapıldı.
Özel eğitimli askeri birimler oluşturuldu. Yeni taktikler denendi.
Savunma yöntemleri geliştirildi.
Bölücü terör örgütünün lideri Öcalan ile anlaşma senaryoları ortaya atıldı, arabulucular devreye sokulmak istendi.
Politik manevralar denendi, demagojik yöntemlerle çözüm alınacağı, terör örgütünün liderlerinin ya da terörist militanların ikna edilebileceği düşünüldü.
Ateşkes anlaşmaları yapıldı.
Terör örgütünün PKK militanları "ana ocağına gelin, sıcak çorba için" gibi aciz yaklaşımlarla dağdan indirilmeye çalışıldı.
Şehitlerimizin ardından ağıtlar yakarak, bu ağıtları manşet manşet yazılı basında ve saatlerce televizyonlarda yayınlayarak teröristler üzerinde psikolojik bir etki meydana getirileceği zannedildi.
Komünist PKK militanları "vicdanlı olmaya, acımaya, merhamet etmeye, şefkatli olmaya" davet edildi.
Devlet, din, aile kavramlarını kabul etmeyen, şiddet ve terör dışında hiçbir yolu geçerli saymayan komünist PKK teröristleri "kınandı".

Sonuç


Sonuç

Dünya tarihinde komünist ideoloji kadar dünyayı sarmış ve geniş toplulukları etkisi altına almış bir başka deccali felsefe olmamıştır. Bu öyle bir felsefedir ki, İslam alemini de, Hıristiyan ve Musevi alemini, putperestleri, ateistleri, Budistleri, kısacası her dinden, her kültürden ve her inançtan insanı da esareti altına almıştır ve kimse komünist ideolojinin karşısına çıkıp da dur diyememiştir.
Komünist ideoloji ilk ortaya çıktığı günden bu yana kesintisiz bir şekilde varlığını sürdürmüştür. Kimi zaman ön planda olmuş iktidarı ele geçirmiş, kimi zaman geri adım atmış gizliden gizliye faaliyetlerini devam ettirmiş, ama hiçbir zaman yok edilememiştir. Gerek 20. yüzyıl gerekse içinde bulunduğumuz ve deccalin etkisinin bütün dünya tarafından görüldüğü ahir zaman, bu kanlı ve tehlikeli ideolojinin en vahşice, en acımasızca yaşandığı dönem olmuştur. Dünyanın pek çok ülkesi açık veya gizli bir şekilde komünist ideolojiye teslim olmuş durumdadır. Komünizmin altyapısını oluşturan Darwinizm ise bütün ülkelerin resmi ideolojisi haline gelmiştir. Ülkeler, komünist diktatörleri eleştirirken, onları besleyen fikir sistemini, yani Darwinizm'i ve materyalizmi kendi okullarında kendi çocuklarına bilimsel bir gerçekmiş gibi öğretmektedirler. Darwinist bir temel eğitim alarak yetişen çocuklar, materyalist komünist zihniyete çok kolay geçiş yapmakta, ülke idareleri, kendi elleriyle sürekli yeni komünist militanlar yetiştirmektedir.